
Okula, kreşe ya da bakıcıya bırakırken çocuğunuzun ağladığını, size sıkı sıkı sarıldığını, "Gitme!" diye bağırdığını mı görüyorsunuz? Bu durum ebeveyn olarak sizi hem duygusal hem de zihinsel olarak yoruyor olabilir. Ama merak etmeyin: Bu, birçok çocuğun yaşadığı ayrılık kaygısı ile ilişkili olabilir.
Bu yazıda "Ayrılık kaygısı nedir, çocuğumda olduğunu nasıl anlarım, ne yapmalıyım ve ne zaman bir çocuk psikoloğuna başvurmalıyım?" gibi sorulara net ve güvenilir yanıtlar bulacaksınız.
Ayrılık kaygısı, çocuğun bakım veren kişiden (genellikle anneden veya babadan) uzak kalma durumunda yaşadığı yoğun stres, korku ve endişe halidir. Genellikle 1 yaş civarında başlar ve 3-6 yaş arasında daha yoğun görülebilir. Ancak okul öncesi ve okul başlangıç dönemlerinde de sıkça ortaya çıkabilir.
Ayrılık kaygısı yaşayan bir çocuk, ebeveyninden ayrılacağı anı kaygıyla bekler ve ayrılma gerçekleştiğinde yoğun duygusal tepkiler verir.
Ebeveynlerin en çok sorduğu sorulardan biri:"Ayrılık kaygısı belirtileri nelerdir?"
İşte sık karşılaşılan işaretler:
Bu belirtiler, çocuğun yaşadığı kaygının dışa vurumudur ve çocuğun inatçılığı ya da yaramazlığıyla ilgili değildir.
Evet, gelişimsel olarak belirli yaş aralıklarında ayrılık kaygısı oldukça normal ve geçicidir. Ancak bu süreç:
...o zaman bu durumun profesyonelce ele alınması gerekebilir.
Bu sorunun cevabını arayan birçok ebeveyn Google'da şu ifadelerle arama yapıyor: "Ayrılık kaygısına ne iyi gelir?", "Çocuğum beni bırakmak istemiyor, ne yapmalıyım?"
Aşağıdaki adımlar, çocuğunuzun güvenli bağlanma sürecini desteklemenize ve kaygısını azaltmanıza yardımcı olabilir:
Çocuğunuzu birdenbire uzun saatler bırakmak yerine, ilk günlerde daha kısa süreli ayrılıklarla başlayarak süreci kademeli olarak ilerletin.
Gizlice kaçmak çocuğun güvenini zedeler. Ancak vedalaşmayı dramatik hale getirmek de kaygıyı artırır. Kısa, kararlı ve sevgi dolu vedalar en sağlıklısıdır.
Örnek: "Ben şimdi işe gidiyorum, seni öğleden sonra alacağım. Seni seviyorum."
Günlük programın belirli olması, çocukta kontrol hissi yaratır. Özellikle sabah hazırlıkları ve ayrılma anı belli bir sırayla olursa, çocuk neyle karşılaşacağını bilir ve kendini daha güvende hisseder.
"Aceleyle dönüp geleceğim" gibi sözler yerine, çocuğun anlayabileceği basit ve doğru bilgiler verin. Güven, tutarlılıkla inşa edilir.
"Ne var bunda bu kadar ağlayacak?", "Koca çocuk oldun hâlâ mı böyle yapıyorsun?" gibi cümleler, çocuğun kendini yalnız ve değersiz hissetmesine neden olabilir. Onun duygusunu anlamaya çalışın.
Çocuğunuzun ayrılık kaygısı birkaç günle sınırlıysa, bu genellikle gelişimsel bir süreçtir. Ancak aşağıdaki durumlar varsa, bir uzmandan destek almak sürecin sağlıklı ilerlemesi açısından önemlidir:
Doğru destekle evet, ayrılık kaygısı zamanla azalır ve kontrol altına alınabilir. Çocuğun bu süreci sağlıklı atlatabilmesi için güvenli bağlanma, tutarlı davranışlar ve gerektiğinde profesyonel rehberlik büyük önem taşır.
Ayrılık kaygısı, çocuğun büyüme sürecinin doğal bir parçasıdır. Onu yargılamadan, sabırla ve anlayışla karşılamak bu süreci kolaylaştırır. Unutmayın, çocuğunuz size değil, kaygıya direniyor.
Eğer bu süreci yönetmekte zorlanıyorsanız ve çocuğunuzun daha güvende hissetmesini istiyorsanız, birlikte çalışarak çözüm yolları geliştirebiliriz.
📍 İstanbul çocuk psikoloğu ve İstanbul yetişkin psikoloğu olarak, çocuğunuzun ihtiyaçlarına göre şekillenen danışmanlık süreci sunuyoruz.
📞 Randevu ve bilgi için: 05379184789
📧 E-posta: uzm.psk.sevvalyildiz@gmail.com
📍 Adres: Maltepe psikolog, Bostancı Psikolog, Üsküdar Psikolog, Bakırköy Psikolog, İstanbul Psikolog, Online Psikolog
WhatsApp Bilgi ve Randevu